Avrupa'da “Göçmen” Öğrenciler ve Aktivizm: KSSE Örneği (1958-1975)
Jordi Tejel Gorgas

ekran_resmi_2021-10-22_14.29.41 Fransızcadan Çeviren: Mehmet Tayfur

“68 momenti,”[1] 1954’ten 1975’e kadar süren “uzun on yılı” (“yeni solun” yükselişi ve Vietnam Savaşı gibi önemli olayları içeren dönem) temsil eden sembolik bir sene olarak kırk yılı aşkın bir süredir entelektüeller, politikacılar ve araştırmacılar arasında tanımı ve bıraktığı miras üzerine hem kültürel hem de politik anlamda hararetli tartışmalara konu olmaya devam ediyor. “68” olaylarının aktörlerinin ve tanıklarının anıları bir yandan parçalı ve bireysel deneyimlere dayanmaktadır,[2] öte yandan araştırmacılar “68” sorusunu aynı düzlemde ele almamaktadırlar: Paris, New York, Berlin, Prag veya Meksika’daki öğrenci hareketleri, tarihsel faktörler tarafından yayılan ve harekete geçirilen dünya çapında bir devrimci eğilimin mi yoksa bunun tersine, liderleri tarafından “dünya çapında” veya “küresel” olarak yeniden yorumlanan çeşitli yerel protesto hareketlerinin bir ifadesi miydi?

Fransa’daki araştırmalar genellikle Fransız “68 Mayıs”ına odaklanırken, Batı’daki “68”in ulusötesi özelliği, özellikle Alman ve Kuzey Amerikalı araştırmacılar tarafından incelenmiştir. Martin Klimke ve Joachim Scharloth’a göre, “devrim çeşitli biçimler alıp ve farklı ülkelerde değişken bir yoğunluk sergilemiş olsa da Avrupa’nın bir ucunda meydana gelen bir olay diğer bir ucunda rahatlıkla hissediliyordu.”[3] Benzer bir şekilde, Martin Seymour Lipset, öğrenci aktivizmini hızlandıran faktörlerin bir ülkeden diğerine değişkenlik gösterdiğini kabul etse de, öğrenci hareketleri arasındaki ortak yanların “taktik ve ideolojilerindeki farklılıklardan”[4] daha önemli olduğuna dikkat çekmektedir. Bununla birlikte, 68 hareketinin aşırı küreselleşen yaklaşımına karşı, araştırmacılar, o dönemdeki protesto hareketlerinin yerel tarihini ve özgünlüklerini de dikkate alan daha ayrıntılı analizlerden yanadırlar. Bu yaklaşımla, üçüncü dünyanın 68 hareketleri, hiçbir şekilde Avrupalılarınkinin “birebir kopyası”[5] olarak anlaşılmayacaktır. Dünya gençliği arasındaki ortak bilincin radikal bir seyir alması, araştırmacıları her ülkeye özgü sosyal ve siyasal bağlamların önemini görmezden gelmeye itmemelidir. Emin Alper’e göre, Batılı 68 hareketleri, “bir kültür devrimi-(karşı-kültürler) paralel giderken, yeni toplumsal hareketler [radikal feminizm, ekolojizm, eşcinsel hakları] yeni çatışmaları siyasetin merkezine yerleştirdi.” Bu, Türkiye, Mısır, Fas gibi ülkelerde “kültür alanından ziyade siyasi alana damgasını vurdu.”[6]

68 hareketinin “küresel” karakterine ilişkin yürütülen tartışmalara ve daha fazla orta ve mikro ölçekte analiz yapılmasına yönelik çağrılara rağmen, 68 hareketi üzerine mevcut olan akademik literatür, nüanslarla birlikte yayılmacı modeli devam ettirme eğilimindedir.[7] Buna göre sistemin periferisinde olan üçüncü dünya öğrencileri, sistemin merkezi olarak kabul edilen batı protesto hareketini ithal ederek kendi yerel gerçekliklerine uyarlamışlardı. Bu konuda 68 Türk öğrenci hareketinin ortaya çıkışını analiz eden Ayşen Uysal şöyle bir tablo çizer: 68 hareketi, Berkeley veya Paris gibi merkezlerden periferiye doğru İstanbul ve Ankara gibi büyük kent merkezleriyle ile buluşup ardından “Türk periferisine” doğru saçılıp Türkiye'nin muhtelif yerlerine, İzmir ve Diyarbakır’ın yanı sıra başka yerlere de yayılacaktı.[8]

Güney ülkelerindeki 68 hareketi ile bağlantılı “olguların” (gösteriler, çatışmalar vb) kronolojisi bu yaklaşımı doğrular nitelikte olsa da olaylar zinciri yakından izlendiğinde bu yaklaşım yeni ufuklar arayışındaki gençliğin daha büyük ilişkilenmesine yol açan sosyal ve politik süreçlerin karmaşıklığını tam olarak açıklamaya yetmez. Elbette, üçüncü dünya ülkelerindeki öğrenci devrimleri, Paris veya Berkeley’dekilerin birebir kopyası değildi. Ancak hem Kuzey’de hem de Güney’de ayrı bir sosyal grup olarak ortaya çıkan gençliğin radikalleşmesinde rol oynayan faktörlerle yakından ilişkiliydi. Örneğin Odd Arne Westad’a göre, Soğuk Savaş, istisnasız tüm devletleri etkileyen küresel karakteriyle, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra konsolide edilen siyasi sistemin ikili kutupluluğuna rağmen dünyada devletleri ve toplumlarını bölmekten çok birbirine bağlamıştı.[9]

Aslında birçok çalışma Kuzey ve Güney protesto hareketleri arasındaki etkileşimi vurgulamıştır. Melani McAlister, Güney’in kültürel ve dini yapısına gönderme yaptığı araştırmasında, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Kara Panterler” hareketinin, Marksizmi benimsemeden önce, dünyadaki anti-sömürgeci akımının lideri olarak algılanan Cemal Abdül Nasır ve Mısır figüründen ne derece etkilendiğinin altını çiziyor. İsrail’in Mizrahi gençliği, 1970’lerin başında Mısır’dan etkilenen Amerikan “Kara Panterler”in sembollerini benimsediğinde[10] karşılıklı etkilerin bir ileri bir geri gidişi daha da dolambaçlı yollara saptı.

Son olarak, en güncel araştırmaların da gösterdigi üzere, Vietnam, Küba, Filistin / İsrail gibi üçüncü dünya ülkelerindeki çatışmalar Fransa’da batılı öğrencileri ve Güney’den iş için gelip yerleşen Afrikalı işçileri ve Almanya’da Iraklı ve İranlı öğrencileri politize etmişti. Aynı zamanda bu çatışmalar iki ülkede de siyasal radikalleşmede ve nihayetinde 68 hareketinin tetiklenmesinde aktif rol oynadılar.[11] Yine aynı çalışmalar, göçmenlerin merkez’in 68 hareketi üzerinde bir etkiye sahip olmasına imkân tanıyan göçmen örgütleri ve ağlarını daha iyi gözlemlememizi sağlayan orta ölçekli analizlerin önemini de vurgulamaktadır.

Bu makale, Avrupa merkezli, fakat Orta Doğu ile güçlü bir bağlantısı olan bu “devrimci” ağların aydınlatılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bunun için, nicel olarak zayıf olsa da kendisini aktivist ağların arasına sokmayı başaran ve bu sayede “Kürt davasına” hem ulusal hem de ulusötesi arenada destek almayı ve bir ölçüde, dönüşüm içinde olan bir Avrupa’nın siyasi ve sosyal kargaşasına katılım göstermeyi sağlayan, tanımı gereği ulusötesi bir grup olan Avrupa'daki Kürt Talebeleri Cemiyeti’ni (Kurdish Students’ Society in Europe, KSSE adıyla da bilinir) inceleyeceğiz.

Avrupa'daki Kürt Talebeleri Cemiyeti (KSSE) ve Uluslararası Öğrenciler

20. yüzyılın ilk yarısında, Avrupa’da nispeten az sayıda olan Kürt öğrenciler, bulundukları ülkelerde[12] siyasi ve kültürel alanda önemli bir rol oynayamadılar. Ancak, ikinci Dünya Savaşından sonra, aralarında hiçbir nedensellik bağı olmayan çeşitli dinamikler, ondan fazla Avrupa ülkesine yayılmış yüz kadar Kürt öğrencinin 1950’lerin sonundaki verili durumu değiştirmelerinin yolunu açtı.

İlk olarak 1946’da Suriye ve Lübnan’daki Fransız mandasının sona ermesi, bu bölgelerden az sayıda Kürt aydın ve öğrencinin Fransa’ya yerleşmesinin önünü açtı. Manda döneminde Fransız aydın ve memurlarıyla zaten ilişkileri olan Kamuran Bedirhan, 1946 yılında, Paris’te bulunan INALCO’da dersler veriyordu. Kamuran Bedirhan INALCO’daki bu konumunu, küçük bir Kürt öğrenci ve aktivist grubunu etrafinda toplamak için kullandı[13] ve Paris’te 1960’ların[14] başına kadar Avrupa’daki Kürtlerin “temsilcisi” olma rolünü oynamasını sağlayan Fransız oryantalist, politikacı ve aydınlarıyla ilişkilerini güçlendirme yoluna gitti. Buna ek olarak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Orta Doğu’daki devletler, toplumlarının modernleşmesinde[15] kilit bir rol oynadığını düşündükleri üniversitelerle ve genel olarak eğitim alanıyla daha fazla ilgilenmeye başladılar. Üniversite sayılarındaki artış, yurt içi ve yurt dışındaki öğrenci sayısındaki artışla paralel bir seyir izledi. Bu artış, ilk olarak, Fransa ve Büyük Britanya[16] gibi güçlü manda devletlerinde meydana geldi. “Doğulu” akademisyenler arasında, çoğu varlıklı ailelerden gelen, frankofon ya da anglofon kolejlerde eğitim almış belirli sayıda Kürt öğrenci de bulunuyordu.

Son olarak, Soğuk Savaş, Orta Doğu ülkelerinden[17] öğrenci çekmek için Batılı ülkeler ile Komünist blok arasındaki rekabeti kızıştırdı. Polonya, Doğu Almanya, Sovyetler Birliği ve Çekoslovakya gibi ülkeler de 1950’lerin sonlarında Kürt öğrencilere ev sahipliği yapmaya başladı.

İşte tam da böylesi bir atmosferde, 1956’nın Ağustos ayında, KSSE Batı Almanya’nın Wiesbaden kentinde çoğu Suriye ve Kuzey Iraklı 17 Kürt öğrencinin bir araya gelmesiyle kuruldu. Irak’ta cumhuriyetin ilanı, Kürt öğrenciler de dahil olmak üzere daha fazla burs verilmesinin önünü açmıştı. Bu durum bize, KSSE’nin ilk ve en güçlü kolunun neden Büyük Britanya’da[18] olduğunu açıklar. Bununla birlikte, Kürt bursiyerlerin çoğu, PDK’nin Sovyetler Birliğiyle[19] kurduğu ilişkiler vasıtasıyla komünist ülkelerden de doğrudan yardım aldı.

Derneğin tüzüğüne göre, KSSE şunları hedefliyordu: Avrupa'daki Kürt öğrenciler arasındaki bağları güçlendirmek, karşılıklı yardımlaşmayı kolaylaştırmak, Kürt kültürünü tanıtmak ve aynı amaçları paylaşan[20] diğer öğrenci dernekleri ile ilişkiler kurmak. İlerleyen yıllarda, Irak’taki silahlı mücadele bağlamında KSSE, “Kürt mücadelesine” desteğin yanı sıra emperyalizme ve her türlü diktatörlüğe[21] karşı direnen halkların mücadelesinin yanında yer alacağını da dile getirdi.

KSSE, 1960-1970 yılları arasında, Çiya (kurmancî lehçesi ile) ve Pirshing (sorani lehçesi ile) adında, Kürtçe iki kültür dergisi çıkardı. Derneğin İngilizce resmi bülteni olan Kürdistan’ın (bazen Arapça ve Almanca olarak da basılıyordu) yanı sıra çeşitli Avrupa dillerinde başka yayınlar da mevcuttu. KSSE ayrıca Uluslararası Öğrenci Birliği'nin (UIE)[22] kongrelerine ve çeşitli, uluslararası gençlik festivallerine de düzenli olarak katılım sağlamıştır. Derneğin yerel şubeleri, Kürt gerçekliğini tanıtmak için çeşitli kültürel etkinlikler düzenlediler ve bu etkinliklerin yanı sıra “Kürt davasına” ve özellikle de 1961-1975 yılları arasında Irak’ta Mustafa Barzani liderliğinde gerçekleşen isyana destek amaçlı “diplomatik” faaliyetlerde de bulundular.

KSSE’nin eski başkanı Omar Sheikhmous’a göre, 1956’da 17 kurucu üyeye sahip olan KSSE, 1975’te Avrupa’nın birçok ülkesine[23] dağılmış şubeleri ile 3.000 üyeye ulaşmıştır. Dahası, KSSE, 1962’de Amerika Birleşik Devletleri’nde kardeş örgüt olarak kurulan Kürt Öğrenci Derneği ile ilişki içerisindeydi. KSSE ayrıca Avrupa ve Ortadoğu’daki diğer Kürt dernekleriyle de temaslarını sürdürdü. Bunlar arasında 1953’te kurulan Irak Kürdistanı Öğrenci Derneği, 1963’te Suriye'de kurulan Kürt Öğrenci Derneği ve 1961’de İsviçre'de kurulan Kürt Halkının Haklarını Savunma Komitesi de vardı. KSSE Kürdistan Demokratik Partisi-PDK ile olan organik bağların yanı sıra, Türkiye’deki Kürt çevreleriyle[24] de yakın ilişkiler geliştirdi.

Ancak Irak’taki Kürtler arası çatışmalar, Mustafa Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi ile Celal Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği arasındaki bölünme KSSE’ye yaramadı ve bu camiayı büyük ölçüde etkiledi. Bu ayrışmada KSSE siyasi olarak PDK’den yana tercih kullanırken, Yurtdışındaki Kürt Öğrenciler Derneği (AKSA) KYB’den yana tavır aldı. Daha sonra bu durum Kürt öğrenci derneklerinin bölünmelerine neden oldu ve böylece bulundukları yerlerde hem sayısal hem de siyasal anlamdaki etkinlikleri zayıfladı.

İki siyasi-askeri blok olan NATO/Varşova Paktı arasındaki bölünmenin de çelişik etkileri vardı. Bir yandan “demir perde” bizatihi “bölgesel” olan KSSE gibi bir cemiyet tarafından delinebiliyor ve uluslararası siyasi bölünmelere rağmen bu cemiyet üyelerini bir araya getirebiliyordu.[25] Avrupa çapındaki Kürt öğrenciler arasındaki temaslar, hükümetlerin resmi retoriklerinin ötesinde gerçek politikaları hakkında görüş alışverişinde bulunmaları için onlara imkân sağlıyordu. Ayrıca, Batı ülkeleri Kürt öğrencileri kabul etme konusunda isteksiz davranınca, Kürt öğrenciler Doğu ülkelerine yöneldiler. Öte yandan, iki blok arasındaki gerilimin yükseldiği zamanlar (1961 Berlin krizinde olduğu gibi), derneğin faaaliyetleri sekteye uğruyordu .[26]

KSSE’nin faaliyetlerinin gerçek etkisini değerlendirmek zor olsa da Kürt sorununun Avrupa kamuoyundaki az görünürlüğününe rağmen, yine de elimizde KSSE’nin uluslararası bağlamda önemli sonuçlar elde ettiğini teyit eden veriler var. Örneğin, Abdülkerim Kassem[27] rejiminin düşmesinden birkaç ay sonra, Bağdat Radyosunun KSSE ve alt komitelerini programa davet etmesinin Irak hükümetini yeterince rahatsız ettiğini biliyoruz. Benzer şekilde, Irak hükümeti, Avusturya hükümetinden KSSE’nin Viyana’da yapmayı planladığı 12. Kongresini engellemesini talep etti.

KSSE, 1961 ve 1975 yılları arasında, Irak’ta Mustafa Barzani liderliğindeki isyanı desteklemek için Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde para ve malzeme toplamak için kampanyalar düzenledi. Uluslararası alanda, KSSE bazı diplomatik “zaferler” de elde etti. Yoğun bir çaba sonucunda KSSE, Irak heyetinin baskısıyla 1964 yılına kadar KSSE’nin faaliyetlerini engelleyen uluslararası bir örgüt olan Uluslararası Öğrenci Birliği’nin (Union internationale des étudiants-UIE) daimi üyesi oldu.[28]

KSSE’nin kongrelere ve UIE’nin çalışmalarına aktif bir şekilde katılımı sadece maddi boyutuyla sınırlı değildi. KSSE ayırıca özellikle Fransa’daki Afrikalı Siyah Öğrenci Federasyonu (FEANF), Yugoslav Öğrenci Federasyonu ve zaman zaman UIE içindeki Iraklı Öğrenciler Derneği ile iyi ilişkiler geliştirdi. Geliştirilen bu ilişkiler sayesinde “Kürt davası”nı tanıtma fırsatı buldular. UIE 1960 yılında Iraklı öğrenciler vasıtasıyla Bağdat’ta düzenlenen 6. Kongresi’nde, Türkiye ve İran’daki Kürtlerin haklarını desteklediğini ilan etti.[29] Aynı şekilde, UİE, 1967 yılında Ulan Batur’da yapılan 9. Kongresinde Irak ve Suriye’de “Kürt davası” lehinde bir karar aldı.[30] 1965 yılında Moskova’da kutlanan Dünya Gençlik ve Öğrenci Dayanışması Festivali sırasında KSSE, Kürt sorununa barışçıl bir çözüm bulmak için Irak Cumhurbaşkanı Abdul Salam Arif’e bir çağrıda bulundu. Yapılan bu çağrı, tüm kıtalardan çok sayıda ülkeyi temsil eden 83 delegasyon tarafından imzalandı.[31] Bu durum 1968’de Kürt sorununun Vietnam’daki “anti-emperyalist mücadele” ile aynı başlıkta tartışıldığı 9. Sofya Dünya Festivali’nde tekrar gündeme geldi.[32]

KSSE, UIE tarafından yayınlanan bildirilerinin ve kınama mektuplarının çok ötesinde, kendisini Avrupa’da faaliyet gösteren bir dizi “devrimci” protesto ağına sokmayı başardı. Böylece, 1960’lardan 1970’lere kadar uzanan kolektif eylem için yeni fırsatlar yaratarak maddi ve sembolik kazanımlar elde ettiler.

KSSE ve Avrupa’daki “devrimci” ağlar

Şayet Vietnam Savaşı ve Küba Devrimi Batılı gençler arasında “devrimci arzular”[33] uyandırdıysa; Arap-İsrail çatışması, Cezayir bağımsızlık savaşı gibi “ilerici güçlerin” direnişleri ve aynı zamanda Irak’taki “sömürge karşıtı” güçlerin mücadeleleri (komünistler ve Kürtler) de ideolojik aygıtlar arayan Avrupalı ​​gençliğin radikalleşmesinde katalizör oldular.

Komünist sol, 1960’larda, Stalinist dönemdeki insani ve ideolojik tahribatlara rağmen, Batı Avrupa’da büyük bir çıkış yakalamayı başardı. Hamit Bozarslan’a göre: “komünist solun başarısı kendini Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden [SSCB] büyük ölçüde özgürleştirmesi ve çoklu ve özerk protesto dinamiklerini harekete geçirmesi” sayesinde oldu.[34] Ortadoğu’da olduğu gibi Avrupa’da da kurumsal sol özellikle Çin’deki Kültür Devrimi’nden sonra Maoizm’in yayılmasıyla birlikte iç protestolar ve güçlü bir anti-Sovyet dalgasıyla sarsıldı. Çok sayıda küçük gruba atıf yapmak için, medya artık özerkliklerini geleneksel soldan ayrışmaktan alan “yeni sol” veya “özgürlükçü sol” kavramlarını kullanıyordu.[35] Devrimci yelpazenin genişlemesi Avrupa’da yaşayan Orta Doğu kökenli göçmen ve yabancı öğrenci grupları için, ideolojik ayrışmalarla derinden bölünmüş olan solun siyasi hassasiyetlerini göz ardı etmemek koşuluyla da olsa yeni fırsatlar sunuyordu. Avrupalı sol oluşumların çoğu tarafından benimsenen enternasyonalizm, “yerli” örgütler ile dayanışma komiteleri, siyasi partiler, işçi ve öğrenci sendikaları gibi çevreler arasındaki olası işbirliği için bir güvence sağlıyordu.

KSSE, Büyük Britanya’da İşçi Partisi ile ve 1966’da Amerikalıların Vietnam’a müdahalesini sembolik olarak yargılayan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ni Jean-Paul Sartre ile birlikte kuran İngiliz filozof Bertrand Russell ile de iyi ilişkiler kurdu.[36] Kürt davasına bağlılıklarıyla bilinen Lord Kilbracken gibi bazı İngiliz milletvekilleri de birçok kez Kuzey Irak’ı ziyaret ettiler. Lord Kilbracken, parlamentoda İngiltere’nin Vietnam Savaşı’na dahil olan Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlandırmayı planladığı savaş malzemelerini Irak’a satışına devam ediyor oluşunu kınamaktan geri durmadı.[37] KSSE üyeleri de İngiliz nükleer karşıtı hareket tarafından düzenlenen barışçıl yürüyüşlere katılım sağladılar.[38]

KSSE’nin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kardeş örgütü, Atlantik’in diğer yakasında çok popüler olan ve Filistin devrimci örgütlerinin yanısıra Kara Panterler’le de yakınlığı ile bilinen solcu bir dergi olan Ramparts’ın 1969 ve 1972 yılları arasındaki editörü olan Peter Collier’in sempatisini kazanmayı başardı.[39] Almanya’da, Fransa’daki komitenin eşdeğeri olan Komitee der Solidarität mit der Kurdischen Revolution (Kürt Devrimi ile Dayanışma Komitesi), ulusötesi devrimci faaliyetleri nedeniyle İrlanda polisi tarafından aranan Hollandalı marksist bir aktivist olan Günter Alexander Spohr (kod adıyla Alexander von Sternberg) tarafından yönetiliyordu.[40] Diğer yandan, Batı Berlin merkezli KSSE üyeleri, Irak’taki Kürt devrimi için gerekli silahları satın almak için yeraltı şebekeleriyle temasa geçmişti.[41] KSSE, İranlı öğrenci örgütleriyle en güçlü bağları Batı Berlin’de kurdu ve bu örgütler 1967 Haziranında Şah’ın Berlin'e yaptığı ziyaretin ardından Alman 68 hareketinin patlak vermesinde belirleyici bir rol oynadılar.

KSSE, Fransa’da yoğun faaliyet gösteren Fransız ve ulusötesi militan örgütler ağının da bir parçası oldu. Öncelikle KSSE, UNEF ile güçlü ilişkiler kurdu. Böylece, KSSE-Fransa bülteninin UNEF matbaasında basılması ve UIE’den Kürt öğrenciler için burs sağlanması gibi bazı önemli fırsatlar elde etti.[42] Bununla birlikte, Jean-Pierre Viennot gibi Fransız aşırı soluna yakın öğrenciler ile birlikte Paris’te 1968 ve 1975 yılları arasında halka açık çok sayıda etkinliğe imza atan Kürt Devrimi ile Dayanışma Komitesi’ni kurdular. Böylece, Paris 1968’de Mayıs devrimini yaşarken, bu komite KSSE’nin yardımıyla Sorbonne Üniversitesi yerleşkesinde Vietnam, Küba, Çin Halk, Arnavutluk ve Filistin bayrakları ile birlikte dalgalanan Kürt bayrağının bulunduğu standlar kurdu.[43] Bu standlarda bilgilendirme amaçlı kitap ve broşürler bulunuyordu.

Joyce Blau ile tanışma

KSSE’nin Fransa’da dahil olduğu en özgün ağ, kuşkusuz Henri Curiel liderliğindeki “Roma Grubu”nun eski üyelerinin olduğu ağdı. 13 Eylül 1914 Kahire doğumlu, Yahudi ve İtalyan kökenli olan Henri Curiel, uzun bir süre enternasyonalist bir militan olarak mücadele etti. Önce anti-faşist sonra 1947’de Mısır Ulusal Kurtuluş Hareketi’nin (MELN) kurucusu, 1957’de Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin önemli bir ismi, Jeanson ağından sorumlu (1960) ve son olarak Fransız Sömürgecilik Karşıtı Hareketi (1960) ve Dayanışma (Solidarité) örgütünün (1962) kuruluşunda rol aldı.[44]

Henri Curiel, 1950’de Wafdist hükümeti tarafından Mısır’dan sınır dışı edilmişti. İtalya ve ardından Fransa’da mülteci konumuna düşen Henri, Joseph Hazan,[45] Didar Fawzy[46] ve Joyce Blau gibi çoğu Mısır’dan sürgün edilen Yahudi komünistlerden oluşan küçük bir eylemci grubunu etrafında topladı. Bu grup, Paris’te kurulmasına rağmen Roma Grubu (“Group de Rome”) (1951-1958) adıyla anılıyordu. Bu resmi olmayan yapı, grubun Mısır’daki siyasi mahkumların serbest bırakılması için kampanyalar başlattığı ve 1955’te Bandung Konferansını desteklediği Mısır ve Sudan haber bültenini yayınladı. Curiel aynı yıl Fransa’da FLN’nin Propaganda ve Bilgi Komisyonu üyesi Mohammad Harbi ile temasa geçti ve böylece iki örgüt arasında yakın iş birliğini başlatmış oldu. Bu vesileyle, “Roma Grubu” çeşitli “ulusal kurtuluş” hareketlerine destek sunan bir platform haline gelmek için yeni bir dönüşüm sürecini başlattı. Boyle bir ortamda grup üyelerinden Yaşayan Doğu Dilleri Okulu (École Nationale des Langues Orientales Vivantes) öğrencisi olan Joyce Blau, Henri Curiel tarafından, 1958’de aynı kurumda Kürtçe öğretmeni olan Avrupa’daki Kürt hareketinin öncü isimlerinden Kamuran Bedirhan ile işbirliği yapmaya teşvik edildi.[47] Joyce Blau bu durumu şöyle anlatıyor:

O zamanlar Emir’e yardım etmeyi teklif eden bir militan sol grubun [Henri Curiel grubu] parçasıydım. Kürt Araştırmaları Merkezi haber bülteninin mizanpajını ve Kürdistan Haberleri’nin [Nouvelles du Kurdistan] dağıtımını biz üstlendik. Emir’in bize ilettiği metinleri şablonlara yazdık, teksir makinesinden basıp yayılmasına yardımcı olduk. Çoğunlukla kendisine propaganda alanında hizmet verdik. Bana Kürtleri, Kürt sorununu anlatan Prens Bedirhan ile tanışmam böyle oldu ve bu aynı zamanda benim Kürtlerle ilk temasımdı.[48]

KSSE’nin Fransız şubesinin kuruluşundan sonra, Blau iki hareket arasında gayri resmi irtibat sağlamaya devam etti. Bu çıkış ile beraber, KSSE, Fransa’daki siyasi ve entelektüel sınıf arasındaki müttefik ve sempatizan ağını genişletmeyi ve sonuç olarak belirli maddi ve sembolik kaynaklara erişmeyi başardı. Böylece, KSSE, bu işbirliği sayesinde, 500 kadar önemli Fransız şahsiyete ulaştı. Bunlardan 83’ü “Kürt davası” için iş birliği yapmaya veya destek vermeye hazır olduklarını belirtiler.[49] Maxime Rodinson, François Maspero, Gérard Chaliand (Maxime Rodinson'ın eski öğrencisi) ve kısmen de olsa Simone de Beauvoir ve Jean-Paul Sartre,[50] “Kürt halkı”nı destekleyen aynı zamanda “Kürt sorunu”nun gündemleşmesine[51] katkıda bulunan aydınlar arasındaydı. Bu isimler aynı zamanda Fransa'da 68 sürecinin tetiklenmesinde aktif rol oynamıştır.

Fransız bir oryantalist ve Yahudi kökenli akademisyen olan Maxime Rodinson’un katılımı, bu yıllarda Fransız solu ve ötesindeki cenahta mevcut bölünmelerin paradigması oldu. Fransız Komünist Partisi ile olan anlaşmazlığına rağmen, Jean-Paul Sartre’ın tarafında olan Maxime Rodinson, Vietnam Savaşı’na karşı verdiği mücadelede, klasik Marksist hareketlerden yana tavır aldı. Rodinson, 1965’te Irak’taki Kürtlerin “adil haklarını” destekleyen ilk manifestosunu imzaladı.[52] Nisan 1968’de, Rodinson ve Kürt davasının diğer sempatizanlari, öğrencileri Irak Devlet Başkanı Arif’in Paris’e yaptığı resmi ziyareti protesto etmeye teşvik etti. Gösteri birkaç Fransız öğrencinin tutuklanmasıyla sonuçlandı ve bu durum üniversite kampüslerinde yeni çatışmalara da zemin hazırladı. Maxime Rodinson, Mayıs 1968’de “Çin yanlısı öğrenciler”in[53] lakaytsızlıkları dışında, Irak’taki Kürt sorunu üzerine “özgür” Sorbonne’da verdiği konferansların bir takım başarılı etkileri de oldu.

Doğrusu, Irak Komünist Partisinin (PCI) Moskova’ya yakın oluşu ve PDK’nin de PCI ile müttefik olmasından dolayı, Maoist öğrenciler bu iki partinin “davasına” da bir sempati duymuyorlardı. Daniel Cohn-Bendit gibi “yeni sol”a yakın Maocu ve özgürlükçü diğer öğrenci liderlerinin “Kürt sorunuyla” ilgilenmezken,[54] Rodinson’nun PCI ve General Barzani’nin isyanından yana taraf olması bu ayrımı gözler önüne seriyor.

Bu ideolojik yarılmalara rağmen, KSSE’nin Fransa’daki sol hareketlerle işbirliği yapmasi önemli sonuçlar verdi. 1960’larda KSSE aktivistleri enternasyonalist ağların da desteğiyle Irak’taki Kürt savaşçılar için tedavi edici ilaçlar topladı. KSSE ayrıca, akademisyenler arasında da propaganda faaliyetleri yürütmüştür. Dahası, Fransız medyası, daha önce bahsini ettiğimiz bazı şahsiyetler aracılığıyla “Kürt sorunu”na daha fazla ilgi gösterdi. Avrupa’daki Kürt temsilciler ise, Fransız ve yabancı medyadan gazetecilerin Kuzey Irak’ın “kurtarılmış bölgelerine” ziyaretlerini, Mustafa Barzani’den çatışmalar hakkında bilgi almak için organize etti.

1960 ve 1970’li yıllarda kurulan bağlar, 1975’te Irak’taki Kürt isyanının yenilgisinden sonra bile uzun vadeli bir etki yarattı. Nisan 1981’de, François Mitterrand Fransa Cumhurbaşkanı seçildiğinde, “Kürt davası”nın eski destekçileri sorumluluk aldılar. François Mitterrand’ın eşi Danielle Mitterrand ise “Kürt davası”nı savunmakla angaje olmuştu. Bu iki faktör 1983 yılında dünyanın ilk Kürt enstitüsü olan Paris Kürt Enstitüsü’nün (IKP) kurulmasına yeni bir ivme kazandırdı. Paris Kürt Enstitüsü-IKP, bundan böyle, Fransa ve başka yerlerde Kürdistan'daki siyasi durumun anlaşılmasında ve Kürt kültürünün yayılmasında önemli bir rol oynayacak ve böylece “Batı Sanal Kürdistan”ın[55] kurumsallaşmasına katkıda bulunacaktı.

Sonuç

Irak’taki “Kürt isyanı” ve Mustafa Barzani figürü hiçbir zaman Vietnam savaşı, Hô Chi Minh isyancıları veya Che Guevara gibi Avrupalı “devrimciler” arasında 1960-1970 yıllarında yankı uyandıran olaylarla aynı heyecanı yaratmadı. Bu anlamda Kürt gerillaları ile Irak hükümeti arasındaki çatışma 1960’lar döneminin dışında kaldı.

Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki azınlık isyanlar ve genel olarak ulusal kurtuluş hareketleri, dünyanın ideolojik bir bölünmesinden faydalanmaya çalıştılar ki bu bölünmeler Washington ve Moskova’dan bakıldığında yerel halktan daha reel görünüyordu. Dahası, “1960’lar boyunca” ulusötesi ilişkileri, yalnızca ulaşımın iyileşmesi ve bilginin, kültürel referansların ve fikirlerin yayılması yoluyla değil, ama aynı zamanda insanlar arasındaki resmi ve gayri resmi ağların geliştirilmesi yoluyla da pekişti. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ulusal bağımsızlıklarını kazanmada kendi toplumlarında öncü rol oynayan öğrenciler, kendilerini ayrıcalıklı bir konumda buldular. Bu öğrenciler, yabancı ülkelerde burslu olarak okuma, uluslararası gençlik kongrelerine ve festivallere katılma ve tanımı gereği ulus-ötesi olan organizasyonlarda aktif rol alma gibi bir dizi ayrıcalıklar elde ettiler. Bu bağlamda, KSSE artan “öğrenci küreselleşmesinin” avantajlarından yararlanmıştır. Uluslararası öğrenci ağlarının, “üçüncü dünya”daki ulusal kurtuluş hareketlerini destekleyen ulusal ağların ve ulus-ötesi devrimci ağların (Henri Curiel grubu gibi) bir parçası olmayı başardı. Böylece KSSE niceliksel zayıflığına rağmen, 1961-1975 yılları arasındaki Kürt isyanı açısından maddi ve sembolik zaferler elde etti ve Celal Talabani ile Mustafa Barzani arasındaki mevcut bölünmeye rağmen isyana siyasi bir tutarlılık sağladı.

Diğer yandan da, “Kürt davası” KSSE aracılığıyla, Avrupa solunun belirli kesimlerinin, özellikle de Almanya, Büyük Britanya ve Fransa’daki devrimci tahayyülünü besledi. Avrupa’daki Kürt öğrenciler bunu yaparken, belirli entelektüel ve akademik çevrelerin “enternasyonalist dayanışması”nın pasif alıcıları olmakla sınırlı kalmadılar, aynı zamanda siyasi ve kültürel anlamda kaynayan Avrupa’nın ideolojik tartışmalarında ve “Kürt sorunu”nu gündemleştirmede aktif rol oynadılar.

*Bu makale çevirisinde esas alınan orijinal Fransızca kaynak için bkz. Jordi Tejel Gorgas (2018), “Étudiants « émigrés » et activisme en Europe : le cas de la KSSE (1958-1975)”, içinde Hamit Bozarslan ve Clémence Scalbert-Yücel. Joyce Blau l'éternelle chez les Kurdes. Istanbul : Institut français d’études anatoliennes. s. 43-61, http://books.openedition.org/ifeagd/2211
Dipnotlar
[1] Michelle Zancarini-Fournel (2008) : Le moment 68. Une histoire contestée, Paris, Seuil.
[2] Maurice Halbwachs (1952) : Les cadres sociaux de la mémoire, Paris, PUF.
[3] Martin Klimke and Joachim Scharloth (eds) (2008): 1968 in Europe. A History of Protest and Activism, 1956–1977, New York, Palgrave/Macmillan, s. vii.
[4] Seymour Martin Lipset (1993): Rebellion in the University, New Brunswick, Transaction Publishers, s. 3
[5] Arif Dirlik (1999): « The Third World in 1968, » in Carole Fink, Philipp Gassert and Detlef Junker (eds), 1968: The World Transformed, Cambridge, Cambridge University Press, s. 297.
[6] Emin Alper (2010): « 1968: Global or Local? » Red Thread 2, s. 5. URL: http://www.red-thread.org/en/article.asp?a=38. Ayrıca bakınız Leyla Neyzi (2001): « Object or Subject? The Paradox of “Youth” in Turkey, » International Journal of Middle East Studies 33:3, s. 411-432. DOI: 10.3917/autr.018.0101.
[7] Doug McAdam ve Dieter Rucht (1993): « The Cross-National Diffusion of Movement Ideas, » Annals of the American Academy of Political and Social Science 528, s. 56-74. DOI : 10.1177/0002716293528001005.
[8] Ayşen Uysal (2009) : « Importation du Mouvement 68 en Turquie, », Storicamente 5 Il Sessantotto, e dopo ? URL: http://storicamente.org/68-en-turquie.
[9] Odd Arne Westad (2005): The Global Cold War, Third World Interventions and the Making of Our Times, Cambridge, Cambridge University Press, s. 106.
[10] Melani McAlister (2001): Epic Encounters. Culture, Media, and U.S. Interests in the Middle East, 1945–2000, Berkeley, University of California Press, s. 84–124; Oz Frankela (2008): « What’s in a name? The Black Panthers in Israel, » The Sixties 1:1, s. 9–26. DOI: 10.1080/17541320802063554.
[11] Felix Germain (2008): « For the Nation and for Work: Black Activism in Paris of the 1960s, » in Wendy Pojmann (ed.) Migration and Activism in Europe since 1945, New York, Palgrave Macmillan, s. 15–32; Quin Slobodian (2008): « Dissident Guests: Afro-Asian students and Transnational Activism in the West German Protest Movements, » in Wendy Pojmann (ed.), op. cit., s. 33–55.
[12] 1913 yılında küçük bir Osmanlı Kürt öğrenci grubu, İstanbul'da kurulan Hêvî (Umut) derneğinin bir şubesini Lozan'da (İsviçre) kurdu. Ancak Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ve üyelerinin cepheye gönderilmesi derneğin faaliyetlerini sekteye uğrattı. Kadri Cemil Pacha (1991): Doza Kurdistan, Kürt Milletinin 60 Yıllık Esaretten Kurtuluş Savaşı Hatıraları, Ankara, Özge; et Ekrem Cemil Pacha (1991): Muhtasar Hayatım, Bruxelles, Institut kurde de Bruxelles.
[13] Nuredin Zaza, İsmet Şerif Vanlı, Kassem Hatam, Mohamed Mattini, Ahmed Ghassemlou ve Abdullah Qadir, 1949'da Avrupa'daki ilk Kürt öğrenci derneğini kurdular. Ancak dernek bir yıl sonra dağıldı. Bibliothèque Cantonale et Universitaire de Lausanne, Fonds Ismet Chérif Vanly (ICV) 5546. İsmet Şerif Vanlı'dan Hemresh Resho'ya Mektup, Haziran 1985.
[14] Kürt Araştırmaları Merkezi'nin 1940'larda yayınlanan çeşitli bültenlerindeki dilekçelere bakınız. Bibliothèque Cantonale et Universitaire de Lausanne, Fonds Ismet Chérif Vanly (ICV) 5546.
[15] Joseph S. Szyliowicz (1973): Education and Modernization in the Middle East, Ithaca-Londres, Cornell University Press.
[16] Bununla birlikte, Büyük Britanya'daki Iraklı öğrencilerin sayısındaki artış, İngiliz yetkili makamlarınca Iraklı ve genel olarak Arap öğrenciler arasında bir "komünist bulaşma-komünizm fikrinin yaygınlaşma" korkusunu artırdı. FO 371/141086. "Irak Öğrenci Birliği". Bağdat, 27 Şubat 1959. URL: http://discovery.nationalarchives.gov.uk/details/r/C2898544.
[17] Lindsay, Beverly (1989): « Integrating International Education and Public Diplomacy: Creative Partnerships or Ingenious Propaganda? »Comparative Education Review 33:4, s. 423-436. URL: http://www.jstor.org/stable/1188447.
[18] İngiliz şubesinin ilk adımları için bkz. FO 1110/1259. « Cultural Association of Kurdish Students in Europe ». Londres, 2 Nisan 1959, URL: http://discovery.nationalarchives.gov.uk/details/r/C11146546. « Kurdish Students’ Society in Europe ». Londres, le 19 ağustos 1959.
[19] Interview avec Youssef Ibrahim, originaire de Mossoul et ancien membre de la KSSE en France. Paris, le 2 février 2012.
[20] Kurdistan, n° I, 1958, s. 15.
[21] Kurdistan, n° IX-X, Temmuz 1965, s. 7.
[22] UIE, Ağustos 1946'da 38 ülkeden öğrenci heyetlerinin uluslararası öğrenci hareketinin hedeflerini tartışmak üzere bir araya geldiği Prag'da kuruldu. Ancak, Çekoslovakya'daki 1948 Komünist darbesinden sonra UIE, giderek Moskova'ya yakınlaşı. Bu yeni durumla karşı karşıya kalan bazı Batılı delegasyonlar, 1950'de Batı bloğu hükümetleri tarafından hızla kabul edilen Uluslararası Öğrenci Konferansı'nı kurmaya karar verdiler. Philip G. Altbach (1970): « The International Student Movement », Journal of Contemporary History 5:1, s. 156-174, URL: http://www.jstor.org/sta
[23] Omar Sheikhmous (1989): « Kurdish Cultural and Political Activities Abroad ». 22 Aralık 1989 tarihlerinde Berlin'de düzenlenen Toplum ve Kültürler Evi 17-22 “Kürdistan Haftası’nda sunulan bildiri, s. 6. URL: http://repository.forcedmigration.org/pdf/?pid=fmo:549.
[24] 1963'te Türkiye'den 12 Kürt aydın ve öğrenci tutuklandı. İddianamede KSSE ile olan bağları vurgulandı. FO 371/169555. « Kurdish activities in Turkey », Ankara, 2 Temmuz 1963.
[25] Aralık 1967'de, KSSE'nin Yugoslav Öğrenci Derneği ile olan iyi ilişkileri sayesinde, derneğin 12. kongresi Belgrad'da yapıldı. KSSE delegeleri ilk kez sosyalist bir ülkede bir araya gelebildi.
[26] Münster'de düzenlenen 6. KSSE kongresine katılan bir katılımcı, “Berlin sorununun” da bir “Kürt sorunu” haline geldiğine dikkat çekti. Kurdish Facts, n° 11-12, Kasım-Aralık 1961, s. 22.
[27] Kurdish Facts, Temmuz 1963, s. 7.
[28] Bu zamandan itibaren KSSE, merkezi Prag'da bulunan uluslararası örgütün desteği sayesinde Kürt öğrencilere daha fazla burs sağladı.
[29] IUS, « Resolutions of the VIth IUS Congress ». Bagdad, 1960, s. 59
[30] Bkz. Kudistan'daki karar metni, n° XI-XII, 1967, s. 9.
[31] Bkz; Kurdistan'daki temyiz metni, n° IX-X, 1965, s. 19-20.
[32] Kürdistan, n° XIII, 1969, s. 16-17.
[33] Hamit Bozarslan, Gilles Bataillon, Christophe Jaffrelot (2011): Passions révolutionnaires. Amérique latine, Moyen-Orient, Inde, Paris, EHESS, kitabından yapılan alıntılar
[34] Hamit Bozarslan, « Le Moyen-Orient. Heurs et malheurs des passions révolutionnaires », in Hamit Bozarslan, Gilles Bataillon, Christophe Jaffrelot, op cit. s. 105.
[35] Aşırı solun geleneksel sol karşısında güçlenmesi, İtalya ve Batı Almanya gibi diğer Avrupa ülkelerinde de yaşanıyor. Bu grupların bir kısmı da silahlı mücadele zemininde siyasi mücadelelere öncülük edecek. Bakınız Isabelle Sommier, « Insurrection et terrorisme ou violence totale : la violence d’extrême gauche dans les ‘années 68’ », in Stéfanie Prezioso et David Chevrolet (dirs.) (2011) : L’heure des brasiers. Violence et révolution au XXe siècle, Lausanne, Éditions d’en Bas, s. 61-74.
[36] Bertrand Russell, Bağdat rejiminin Irak Kürtlerine yönelik baskıcı politikalarını kınamak için KSSE ve Irak Öğrenci Derneği tarafından Büyük Britanya'da düzenlenen halka açık birkaç konferans verdi. Omar Sheikhmous Arşivlerinde (listelenmemiş) çeşitli broşürlere ve konferans duyurularına bkz. Exeter Üniversitesi.
[37] Kurdistan, n° XIII, 1969, s. 39.
[38] KSSE, örneğin, Nisan 1961'de 10.000'den fazla genci bir araya getiren Aldermaston yürüyüşüne katıldı. Kurdish Facts, n° 4, 1961, s. 13.
[39] Kurdish Facts, cilt. X, n° 1, 1970, s. 5.
[40] Kurdish Facts, cilt. IX, n° 11-12, 1969, s. 7.
[41] Saadi Amin Dizayee tutuklandı ve ardından Batı Berlin'de afyon kaçakçılığı ve yasa dışı silah ihracıyla suçlanarak yargılandı. Kurdish Facts, n° 21, 10 Ekim 1964.
[42] Fransa'daki KSSE'nin eski başkanları Youssef Ibrahim ve Rıfat Abdullah Shawani ile röportajlar. Sırayla 2 ve 3 Şubat 2012, Paris.
[43] Kurdish Facts, « numéro spécial sur la révolution de mai 1968 » [68 Mayıs 1968 tarihli Özel Sayı], 1968, s. 4.
[44] Henri Curiel, 4 Mayıs 1978'de Paris'te İsrailliler ve Filistinliler arasında gizli görüşmeler yaptığı esnada öldürüldü. Henri Curiel'in mücedele serüveninin karmaşıklığı ve çoklu angajmanlığı, kişiliğinin net bir şekilde anlamamız önünde bir engeldir. Bakınız, Didier Monciaud (1994) : « Mémoire, politique et passions. Perceptions égyptiennes d’Henri Curiel 1921-1951 », Égypte/Monde arabe 20, s. 91-106. URL : https://ema.revues.org/499.
[45] 1917'de Mısır'da doğan, ancak Yahudi ve Şam kökenli olan Joseph Hazan, 1947'de MELN'in kurucularından biriydi. Siyasi aktiviteleri yüzünden 1949'da Mısır'dan sürgün edildi, 1952'de “Groupe de Rome” a katıldı.
[46] 1920'de Kahire'de doğan Yahudi ve İtalyan kökenli Didar Fawzy-Rossano, aynı zamanda Henri Curiel'in kuzeniydi. 1954 yılında “Roma Grubu”na katıldı ve Fransa'da FLN'yi destekleyen faaliyetlere aktif olarak katıldı. Bakınız Didar Fawzy-Rossano (1997) : Mémoires d’une militante communiste (1942-1990) : du Caire à Alger, Paris et Genève : lettres aux miens, Paris, L’Harmattan.
[47] Kamuran Bedir Han'ın yerine 1964 yılında Avrupa Kürdistan Demokrat Partisi'nin lideri Wurya Rawenduzy'nin kardeşi Zozan Rawenduzy getirildi ve böylece Irak'taki Kürt isyanı ile Avrupa'daki Kürtler arasındaki bağlantıların devamlılığı sağlandı.
[48] Joyce Blau (2006) : « Une perspective historique sur les études kurdes. Joyce Blau ile röportaj », European Journal of Turkish Studies 5. URL: https://ejts.revues.org/797.
[49] Rıfat Abdullah Shawani, KSSE'nin Fransa'daki eski başkanı. 3 Şubat 2012, Paris
[50] Bakınız, örneğin, Irak Devrim Konseyi başkan yardımcısı Saddam Hüseyin'in Fransa ziyareti vesilesiyle, Tarık Ali, Gérard Chaliand François Maspero, Maxime Rodinson, Jean-Paul Sartre, Pierre Vidal-Naquet ve Jean-Pierre Viennot (Kürt Devrimi ile Dayanışma Komitesi üyesi) tarafından 1975'te imzalanan “Irak'ta baskıya karşı protesto manifestosu”. Joyce Blau'ya özel arşivlerini bana açtığı için teşekkür ederim.
[51] Bu işbirliğine güzel bir örnek, editörlüğünü François Maspero'nun, koordinatörlüğünü Gérard Chaliand'ın yaptığı ve Maxime Rodinson tarafından yazılmış bir önsözün yer aldığı Les Kurdes et le Kurdistan (1978) kitabı verilebilir.
[52] Bakınız, Kurdistan, n° IX-X, 1965, s. 20'de çoğaltılan metin
[53] Kurdish Facts, « numéro spécial sur la révolution de mai 1968 » [68 Mayıs 1968 tarihli Özel Sayı], s. 4.
[54] Daniel Cohn-Bendit, Mayıs 1968'de Amsterdam'da bir Kürt-Avrupalı ​​heyeti kabul etti. Ancak, Irak'taki “ilerici güçlerin” taleplerini dikkate almadı. Kurdish Facts, 68 Mayıs özel sayısı, 1968, s. 7.
[55] Nicole F. Watts, “Batı sanal Kürdistan'ı Kürtlerin haklarını destekleyen ulusötesi bir topluluk olarak tanımlar. Nicole F. Watts (2004): «Institutionalizing Virtual Kurdistan West. Transnational Networks and Ethnic Contention in International Affairs », in Joel S. Migdal (dir.) Boundaries and Belonging. States and Societies in the Struggle to Shape Identities and Local Practices, Cambridge University Press, s. 121-148. DOI : 10.1017/CBO9780511510304.007.

EDİTÖRDEN

Kürtlerin düşünce tarihinin en hırpalanan ve en sahipsiz bırakılan kavramı herhalde milliyetçiliktir. Hassaten de en az çeyrek yüzyıldır, Kürtlerin önemli kesiminin bu kavrama üvey evlat muamelesi çektiği bir sır değil. Milliyetçiliğe konulan bu şerhin anlaşılabilir bir tarafı var pek tabi ki. Kürtler en azından iki yüz yıldan bu yana milliyetçi tahakküm ve de milliyetçiliğin bir çıktısı olan ırkçı kolonyal şiddetin bütün trajedilerini bizzat bedeninde deneyimledi. Nitekim bundan sebep Kürtlerin ilk okumuşları milliyetçiliği ayrıştıran, tasnif eden ve parçalayan bir sosyal bilinç olarak kodlayıp buna mesafe koydu. Çok sonraları yani takriben ilk dünya savaşından sonra Kürt okumuşları ve liderleri milliyetçiliğin kuramsal ölçekte, halk için gerekli bir şey olduğunu keşfettiler.

Devamını oku →
Bizi takip edin

DOSYA İÇERİĞİ