Yazar
Eray Çaylı, Hamburg Üniversitesi’nde Beşerî Coğrafya Profesörü ve London School of Economics and Political Science Avrupa Enstitüsü’nde misafir araştırmacı. Kitapları arasında Earthmoving: Extractivism, War, and Visuality in Northern Kurdistan (University of Texas Press, 2025), Victims of Commemoration: The Architecture and Violence of Confronting the Past in Turkey (Syracuse University Press, 2022), İklimin Estetiği: Antroposen Sanatı ve Mimarlığı Üzerine Denemeler (Everest, 2023 [2020]) ve editörlüğünü yaptığı Architectures of Emergency in Turkey: Heritage, Displacement and Catastrophe (I.B.Tauris/Bloomsbury, 2021) bulunmakta. Journal of Visual Culture dergisi editöryel kolektifinin üyesi.
EDİTÖRDEN

Türkiye’de ırkçılık eğer bir sektöre benzetilseydi, bu fırıncılık sektörü olurdu. Ekmek çıkaran fırınlar gece de dahil neredeyse günün her saati canlı ve faaldir. Türkiye’deki ırkçılığın doğası da böyledir, günün her saatinde faal ve akışkandır. Irkçılık her şeyden önce bu toplumda bir ekmek kapısıdır. Nitekim son bir hafta içinde ikinci kez fırından sıcağı sıcağına çıkan ırkçılık mamülleriyle karşılaştık. Daha geçen gün Türkiye-Makedonya milli maçı vesilesiyle Amedspor’a galiz küfürler edildi. Bu daha soğumadan, bu sefer ülkenin ekmeğini ırkçılıktan çıkaran milli burjuvazisinin en önde gelen figürlerinden biri, pespaye bir gülme efekti eşliğinde Kürt kadınlarını cinsiyetçi bir fıkra konusu yaptı.

Devamını oku →
Bizi takip edin